madalyonun diğer yüzü...varlığı yadsınan
öylesine duruyorsa da
aslında içten içe kaynayan bok çukuruna benzer
foseptik diyoruz kibarca
kime neyse kimin ne dediğinden
ama öğrenilmiş duygular var
alınırız alimallah
içlerimizde hayvanlar ve içlerinde içgüdüleri
kime patlayabiliyorsa bastırılmış duygular
koy çocuğu çağrısıdır o
e ama dur daha karpuz kesecehidik
o karpuzun olduğu da daha görülmedi ama
hep kelek hep kelek
karpuzun olması şartların olgunlaşmasına bir ithaf ise şayet
hayat da ağızdaki o yavan tada alışmak aktivitesi değil miydi
beklenen hasat mevsiminin kimedir neyedir faydası o vakit
şartlarımız şurtlarımız, güllerimizin parçalayan dikenleri var
içindeki hayvanı koyuverdiğinde,
bir tek filmlerde oluyor o seller sular gibi akmak
bir hayal dünyası var
bir gerçek dünya
bir de gerçekmiş gibi gösterilen hayal dünyası
gerçekleşebilme ihtimali denen şey işimize geldiğinden
biz üçüncüye inandık ister istemez
içimizdeki hayvana oynayan film kareleri hep aklımızda
karşımızdakine uyarlamaya çalışırız
o bakımdan hep bir eğretilik
o da çok lanet şeydir
adama ne kendini sevdirir ne karşısındakini
garip durumlara gebe bırakır hep
sonu belirsiz filmleri de ondan sevmeyiz
rahatlamak ister bünye
düşündünmüydü "sonunda ya öyle olduysa, ya böyle olduysa?" diye
kötü ihtimaller anında üşüşür ortama
azıcık kafası çalışan, hasbelkader biraz da melankoliye meyilliyse
al başına belayı
çarşaf çarşaf karamsar senaryolar
neyse...
yakala saçından
tut quantum u
çevir yüzüne
öp öp...
23 Haziran 2009 Salı
1 Mayıs 2009 Cuma
çocuk
kulakları kendine sağır çocuk
duymadın mı kendinin kendine söylediklerini
kendin adına düşündüğümü söylüyorsun
düşündüğümü düşündüklerini bir an olsun düşünmeyen
sezgileri kendine kapalı çocuk
yabani yaradılışlı
özgür ruhlu
içten içe yanan
böyle yaşamak gerekir sanıyorsun
ama bilmiyorsun
içindeki yangınla yaşayan
yanar huzursuzluğunda
bir bırakmadın seni suyumla yıkayayım
çünkü kibirine bağlısın zincirlerle
ve zincirlerin sana öyle aşık ki
geçit vermez sakinliğime
artık güçsüzüm
imkansızlığımı azat ediyorum
bunu seçiyorsan
öyle kal
duymadın mı kendinin kendine söylediklerini
kendin adına düşündüğümü söylüyorsun
düşündüğümü düşündüklerini bir an olsun düşünmeyen
sezgileri kendine kapalı çocuk
yabani yaradılışlı
özgür ruhlu
içten içe yanan
böyle yaşamak gerekir sanıyorsun
ama bilmiyorsun
içindeki yangınla yaşayan
yanar huzursuzluğunda
bir bırakmadın seni suyumla yıkayayım
çünkü kibirine bağlısın zincirlerle
ve zincirlerin sana öyle aşık ki
geçit vermez sakinliğime
artık güçsüzüm
imkansızlığımı azat ediyorum
bunu seçiyorsan
öyle kal
bitik
tutku ve onun öznesi
anlaşılmayan gözler
dinlenilmeyen hisler
bakılmayan yüzler
duyulmayan her şey
ve
gücendiğim özensizlik
duygularım kırgın
parmak uçlarımsa özlemli
özlüyorlar
*
çok özlüyorum
uykularımı bölecek kadar
*
sen karşıma gelene dek
yaşam uykusuz kalmak
çünkü
fazla geliyor
bu hasretle yaşamak
-
...sana dokunmak...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)